Asım Neslinin Belirgin Özellikleri Zübeyt BOZKURT Ankara Medya
Asım
Neslinin Belirgin Özellikleri
Kuran
ve hadis okuyan araştıran herkes bu neslin vasfını ayrı ayırıcı özelliklerini
pekâlâ bilir.
Eğer
bir kimse Allah‘ın kitabını okursa pek çok süre ve Ayete buna dair açıklamalar
bulur. Doğrusu, sözünü ettiğimiz nesil bulur.
Söz
gelimi Araf süresini ele alalım. Bu süreyi okuyan biri “yarattıklarımızdan
daima hakka ileten ve adaleti hak ile yerine getiren bir millet bulunur”. Ayetinde bu nesli bulur. (Araf 181)
Gayeleri
haktır, yolları hak.
Hareket
noktaları hakkın ta kendisi. Herkesi bu hakka çağırırlar. Onun ışığıyla
yollarını bulup başkalarına da yol gösterirler ve yine onun hükmü ile adil
olurlar.
Maide
süresi de öyle. Burada da yüce Allah bu nesli Müslümanlara müjdelerken aynı
nesille mürtedleri, dinden dönenleri korkutmakta ve bu nesli geleceğin iman
garantisi olarak vurgulamaktadır.
Bu
sürede yer alan buyruğu görelim : “Ey İman edenler! Sizden kim dininden dönerse
bilsin ki Allah, sevdiği ve kendisini seven Müminlere karşı alçak gönüllü
şefkatli, kâfirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir bunlar Allah
yolunda cihat ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar hiçbir
kimsenin kınamasına aldırmazlar. Bu Allah‘ın dilediğine verdiği lütuftur.
Allah’ın lütfu ve ilmi geniştir. (Maide Suresi 54)
İşte bu nesil.
Ahir
zamana tahsis edilen, küfüre karşı sert ve imanın sancaktarı olacak bir nesil.
İşte
bu neslin vasıfları: Allah’ı seven, müminlere kanat geren, kâfirlere karşı
şiddetli, hak yolda cihattan başka bir şey düşünmeyen, kimseden ve hiçbir
konudan korkmadan tüm insanlığa hakkı tavsiye eden, hakikati gösteren nesil.
Tövbe
Suresinde ise onların, Yani İslam neslinin kişilik ve ahlak yapısına ilişkin
belli başlı özellikler daha belirgin bir halde karşımıza çıkar. Bu özelliklerle
münafıklardan kesin çizgilerle ayrılırlar.
Münafıklar
ki batıla sarılmada, kötülükten yana olmada birbirlerine benzerler hatta
birbirlerinin aynısıdırlar da diyebiliriz. Nitekim ayeti kelimede: münafık
erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir.
Onlar kötülüğü emreder, İyilikten alıp kur ve cimrilik ederler. (Tövbe süresi 67) duyurulur yani hak yolda
çaba göstermezler.
Buna
karşılık söz konusu neslin sahip olduğu nitelikler münafıkların niteliklerinden
tamamen farklıdır. İşte ayeti kerimede:
“mümin erkeklerle mümin kadınlar da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği
emreder, kötülükten alıkoyarlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler,
Allah’a ve Resul’üne itaat ederler. İşte
onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz
Allah azizdir, hikmet sahibidir. (Tövbe suresi 71)
Onları
ayrıca bakara süresinin ilk ayetlerinde de buluyoruz. Çünkü o ayetlerde Allah, hidayet
ışığı olan kitabına uyarak hakikat yolunu bulanların niteliklerini zikreder.
Aynı sürenin ortalarındaki ayetlerde ise gerçek anlamda iyilik temsilcilerinin
sıfatları anlatılarak: “İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır.
Muttakiler ancak onlardır. (Bakara süresi 177) buyurulur.
Bu
nesil peygamberlik mirasının taşıyıcısı bir neslidir. Davetçilerin, hakikat
çizgisine sahip çıkanların yükünü yüklenmiş bir nesildir. Aynı inanç ve şuurla
bu mirasın gönüllü BEKÇİLERİDİR.
Bu
mirasa, hakikatine, ebediliğine ve şümulüne Bütün varlıkları ile bağlıdırlar.
Bu miras üzerinden tarif yapmak, cahilce teviller cihetine gitmek, dahası bu
miras üzerinde oynamak isteyenlere fırsat tanımazlar. Art niyetli kişilerin
müdahaleci eylemlerine karşı çıkarlar.
Bulundukları
ortamlarda batılın her çeşidi hüküm sürerken, onlar hak çizgide dimdik ayakta
dururlar.
Ne
Batıla saparlar ne de bidatlardan etkilenirler! Onlar için tek bir yol vardır
oda İslam’ın yoludur.
Tutsak
İslam toprakları, onların elinde kurtuluşa erecektir. Filistin’i kurtaracak
olan onlardır. Yahudiler kesin yenilgiye onların çabaları sonunda tadacaktır.
Bu arada bütün kâinat, ağaçlar, taşlar ve her şey onların safında yer alacak,
onlara düşmanlarının saklandıkları delikleri gösterecektir. Ya hal diliyle ya
da bilinen dil ile. Yani söz gelimi: “ey Müslüman, ey Allah’ın kulu! Şu arkamdaki
Yahudi’dir, gel işini bitir. “ (Buhari ve Müslim) diyecektir.
En
ileri iman ve şuur sahibidirler onlar. Görmeden Allah’ı Resulüne inanmışlar.
Onun getirdiği kuranı sarılmışlar ve muhtevasının gereğini yerine
getirmişlerdir.
Onlar;
İnsanların peygamberin sünnetinden terk ettiklerini ihya etmeye bulduklarını da
düzeltmeye çalışan “garipler” dir ne mutlu onlara. !
Selam ve Dua ile
Zübeyt
BOZKURT