İslami Ahlak ve Değerlerle Yetişen Gençlik ... Zübeyt BOZKURT
İslami Ahlak ve Değerlerle Yetişen Gençlik !...
Allah
insan oğlunu her bakımdan diğer canlılardan üstün kılmış, kâinatın en seçkin ve
şerefli varlığı olarak yaratmıştır. İnsanın en verimli olduğu dönem ise
gençlik çağıdır. Gençlik Allah’ın
bizlere ihsan ettiği çok önemli nimetlerden biri olup bu dönem çok iyi ve
verimli bir şekilde değerlendirilmelidir. Nitekim Peygamberimiz; “İnsanoğlu
kıyamet gününde beş şeyden sorguya çekilmedikçe bir yere ayrılamaz. Bu beş
şeyden biri de gençliğini nerede ve nasıl geçirdiğidir.”
İslam’ın yüzeyinde kalmayınız. Derinliğine
nüfuz ediniz. Cahilliğe ve kültürsüzlüğe direniniz, bilgili, geniş kültürlü
Müslümanlar olunuz. Şu iki konudaki kültürünüz yüksek olmalı: İslam kültürü, genel dünya kültürü. Yüzeysel Müslüman da
elbette Müslüman’dır lakin onun İslam’dan nasibi azdır.
“ Namaz Kılan Yaşlıyı Severim, Ama;
Namaz Kılan Gence Aşığım…!” Diyen Hz. Ömer’in
bu sözüyle; beş vakit namaz konusunda çok hassas, çok dikkatli, çok disiplinli
olunuz. Sahih bir inançtan sonra en önem vereceğiniz şey namazı dosdoğru kılmak
olsun. Namazı yitiren bireylerin ve toplumların çökeceğini, helak olacağını
ayne’l-yakin biliniz.
Oryantalizm ve Kapitalizm güçler sizi paraya bağımlı, tüketim toplumu
bireyleri olarak yetiştirmek istiyorlar. Peygamber, İslam büyükleri para
konusunda ne yapmışlarsa o yolda bulununuz. Sakın paracı, paragöz Müslüman
olmayınız der. Para iyi bir hizmetkâr, çok kötü bir efendidir. Elinize para
geçerse onun yeterli kısmıyla malî ibadet, Allah ile ticaret yapınız.
Peygamber Efendimizin güzel ahlaka teşvik
eden ve kötü hasletlerden nehyeden hadiseleri neredeyse bir kitap oluşturacak
kadardır. O sadece bu sözleri söylemekle kalmamış, güzel ahlakı bizzat yaşayarak insanlara örnek
olmuş ve öğretmiştir. Bu yüzden O’nun ahlaki, İslam ahlakının en güzel
tatbikatını oluşturmaktadır. İşte bu sebeple burada Peygamberimiz Hz. Muhammed’in
güzel ahlakından az da olsa söz etmek
istiyoruz. Çünkü o gerçekten en güzel örnektir.
Peygamber Efendimiz güler yüzlü, nazik
tabiatlı, ince ve hassas ruhlu idi. Kati yürekli, sert ve kırıcı değildi.
Ağzından sert ve kaba hiçbir söz çıkmazdı. Başkalarını tenkit etmez, kimsenin
ayıbını yüzüne vurmazdı. Yanlış ve hoşlanmadığı bir davranış görürse “ içinizde
bazı kimseler, şöyle şöyle yapıyorlar”. Bu davranışları yapanların kim
olduklarını belli etmeden ve hiç kimseyi kırmadan yanlışı ve hataları
düzeltirdi”. Kimsenin sözünü kesmez, konuşması bitinceye kadar dinlerdi.
Tartışmayı sevmez, sözü gereğinden çok uzatmazdı. Kendini ilgilendirmeyen şeylerle
meşgul olmaz, kimsenin gizli hallerini araştırmazdı.
En büyük sermayemiz olan gençlerimizi,
manevi değerlerle eğitmeliyiz. Çağın gereği ilimlerin yanında ruhlarını da din
ve milli duygularla doldurmalıyız. O zaman ebeveynler saygılı gençleri
karşılarında bulacaklar, suç oranları düşecek, ülke daha emin ellere teslim olacaktır.
Bu günün tüketicileri yarının üreticileri olacak ülke kalkınması sağlanacaktır.
Zararlı alışkanlıklar ortadan kalkacak,
bunlardan korunmak için ayrılan paralar gençlerin eğitimine aktarılacaktır. O
zaman bayraklar daha gururla dalgalanacak, milletin başı daha da dik olacaktır.
Hz. Yusuf güzel ahlakıyla günümüz
gençlere örnek gösterilecek bir Peygamberdir. Ayrıca iffeti için şu ayeti
kerimede örnek teşkil etmektedir. “Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat
almak istedi, kapıları iyice kapattı ve haydi gel dedi. (Haşa) Allah’a
sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki
zalimler iflah olmaz dedi. Yusuf Suresi 23. Ayet.
Mus'ab bin Umeyer Hz. Muhammed'in en genç sahabe arkadaşlarından
biriydi. Mekke'nin en zengin ailelerinden
birine mensuptu. Yaşının genç olmasına rağmen bilgisiyle cesaretiyle güzel
ahlakıyla İslam tarihi boyunca örnek gösterilen ve efendimize en çok benzeyen bir
sahabedir. Peygamberimiz ondan şu sözlerle bahseder: Mekke'de Mus'ab
bin Umeyr'den daha güzel giyinen, daha yakışıklı ve nimetler içinde yüzen başka
bir genç görmedim.
Bu minvalde toplumdaki yozlaşmanın büyük boyutlarda olduğunu gösteren gençliğin; kendini tanımayan ve anlamayan bütün ahlaki değerlerinden
yoksun oluşu insanların gelecekten de nasiplerini almayışını ortaya
koymaktadır.
Söz konusu; Genç nesiller bugün öyle bir duruma gelmişlerdir
ki bütün ilkelerden kendilerini azade görmekteler. Hiç bir şeye bağlı kalmak
istememekteler.
Kendisine ait değerlerin ve ilkelerin beğenisi içinde
yaşarken mutluluğu kendine göre bu hayatın zevkleri içinde zamanı en iyi
şekilde değerlendirirken hiçbir şeyin varlığını ve üstünlüğünü kabul
etmemektedir. Her şeyi çıkar ve menfaat üzerinde değerlendiren bir gençlik
olarak hayatı algılamaktadır.
Hz.
Peygamberimiz gençlerin dinî, ahlakî, ilmî vb açılardan gelişimleri için onlara
özel bir önem vermiş, vahiy kâtiplerini genellikle gençler arasından seçmiş,
İslam’a davet mektuplarını genellikle gençlere yazdırmıştır.
Öyle bir gençlik ki, kendi çıkarı için her şeyi mubah
görmektedir. İşte gençlik sınırsız özgürlükleri ve hakları kendinde görünce
evrensel olan ilkeleri yok saymakta temelinde kendisini görmektedir.
Gençlerimizin
İslami, insanî ve evrensel değerlerle yetiştirilmesi, yarınlara güvenle
bakmamızı, güçlü ve sağlam bir toplum olmamızı sağlayacaktır.
Konunun önem ve ehemmiyetine binaen yüzlerce örnek
verilebilir. Sonuç olarak; ahlaki ve
manevi değerleri önemseyen gençliğin yetişmesi, İslam’ın temel prensiplerini,
Menhec ve metotlarını Hz. Peygamberin bize bırakmış olduğu Kuran ve Sünnet
ışığında eğitim alan sağlam gençliğin yetişmesine zemin sağlamalıyız.
Selam ve Dua İle
Zübeyt BOZKURT