Bitmeyen Belirsizlik Ve Sonuçları Zübeyt BOZKURT
Bitmeyen Belirsizlik Ve Sonuçları
Zihinsel karmaşa insan için en tehlikeli olanı. Karmaşa soru
sormayı sağlıyorsa; Bu, bir bakıma iyiye
işaret. Karmaşanın bulamacında
debelenmek insanı batağa sürükler. Bugün için sorunun sonuncusu bu. Karmaşa bulamacında
batmak.
Her gün onlarca insan ölüyor. Bu, bir ay sonunda yüzlercesini
buluyor. Bir yıl içinde on binleri aşan bir süreç yaşanıyor. Bitip tükenmeyen
bir ölüm seremonisi. Buda kanıksanmış durumda. İnsan ölümleri artık kimseyi
çokta ırgalamıyor ve hatta bunlardan haz bile alınıyor. İnsan öldürmenin
sarhoşluğu yaşanıyor. Düşmanlık ve hasımlık üzerine kurgulanan bir dünyada
bundan başkası da beklenemez. Kanı kan ile gidermek ve bundan bir sonuç ummak
çağdaş bir kan davası. Sonu gelmeyen bir öfke ve husumet.
Müslümanların yaşadığı coğrafyada insan ölümleri hem kendi
elleriyle hem de hasımlarının elleriyle oluyor.
Asıl hasım Haçlı ruhlu bir dünya. Yani yüzyıllardır bitmeyen bir
kin, Öfke ve düşmanlık. İnsanlığı yok etmek üzere olan bir bakış. İnsanlığın
bunları fark edemeyişleri de bir yansılma ile oluyor. Batı ruhu, kendi insanını
korurken, onları ayrı tutarken, kendileri dışında kalanlara acımasız. Hatta
onları yok etmekte sonsuz bir haz duyuyor.
Müslümanlar aralarında var olan sorunları giderebilmeleri olası
iken, birbirlerine açılabilecek kapıları kapalı tutuyorlar. Birbirlerine
geçişkenlik sağlayacak bütün hamlelerin önü kesiliyor.
Yakın zamanda emperyalizmin başlattığı, sevimsizleştirdiği bir
dalgalanma ile insanımız sonu gelmeyen bir kargaşaya itildi. Müslümanlar da ne
yazık ki buna kapıldı. Libya’da, Yemen’de, Suriye’de yaşanan bu dalganın bir
sonucu.
Müslümanlar geçmişe ait kan davası ve kelle hesabı yaparken, içine
düştüğü bataklığın sonuçları çok daha korkunç.
Müslüman coğrafyadaki hemen bütün bölgeler bizi ilgilendiriyor.
Suriye ise hemen yanı başımızda olduğundan çok daha etkileyici oldu üzerimizde.
Mezhep fanatizmine kaplanlar; sorunu, İran, Suriye, Şia ekseninde daralttılar.
Oysa uluslararası ve komşular arası ilişkiler gelecek açısından çok daha önem
arz ediyor. Bu savaşı sadece din, mezhep savaşları değil. İslam coğrafyasının
bütünlük sorunu, dünyadaki konumları, uluslararasındaki varlık güçleri nedense
göz ardı oluyor. Daracık bir pencereden sadece bir alanı görmek sorunları gidermeye
yetmiyor, daha da büyütüyor. Geniş açılı bakış sorunların görülmesini sağlıyor.
Yakın zamanda Türkiye İran ile olumlu ilişkiler içinde, bir hayli de mesafe alındı. Şia ve mezhep
gerilimini tırmandıranlar, kitleleri tekfir noktasında çekenlerin bu gelişmelerden
sonraki tavrı merak konusu.
Suudi Arabistan’ın başını çektiği grup ise İsrail ile ilişkileri
normalleştirdi. Amerika aleyhinde bulunanlar cezalandırılıyor. Emperyalizme tam
bir teslimiyet içindedirler.
Şu süreçte mezhep geriliminin ötesinde çok daha büyük sorunlar
bulunuyor. Türkiye çıkmazlarının şaşkınlığında. Dün ile bugün arasında çok
büyük değişimler söz konusu. Bu cephe yönetilenlerden çok halklar üzerinde
etkili oluyor.
Suriye’nin bir bölgesinde yeni bir çatışma alanı başlıyor. Bu, şu demek: daha çok ölümlerin olacağı kesin. Bu ölen insanlar ne yazık ki Müslümanlar. Sorunlar buraya kadar gelmemeliydi. Şu aşamada ne söylenirse söylensin boş
Müslümanların ölümleri çok daha fazla. Korkunç bir boyutta
seyrediyor.
Müslümanların bir araya gele birlikleri sağlanmadıkça bu vahamet
sürecek. Ölen insan, insanımız ve insanlık. Bir gün bu kanlı ölümler kapımıza
dayanırsa şaşılmasın.