ÇANAKKALE DESTANI Zübeyt BOZKURT
ÇANAKKALE DESTANI
Azmış, kudurmuş
haçlının belki bu son seferi.
İngiliz’i, Fransız’ı,
bilmem daha ne serseri.
Cihattan geri durmaz
İslam’ın her neferi.
Çanakkale Destanını
yazdı İslam’ın askeri.
Şehit oldun olalı ne
derdin var ne tasan.
Ey! Bu vatan uğruna
şehit olmuş Kınalı Hasan.
Keşke, burada olup da
bu destanı sen anlatsan.
Çanakkale Destanını
şehit kanıyla yazsan.
Düşman bitmek bilmiyor
baksan hangi tarafa.
Söz konusu, cihat ise
gerek yoktur söze lafa.
Türkü, Kürdü,
Çerkez’iyle Müslümanlar saf safa.
Çanakkale Destanında
nur-u Muhammed Mustafa.
Gelibolu, Çanakkale
şühedanın asıl yurdu.
Seyit Onbaşıya şaşarım,
o gemiyi nasıl vurdu.
Kim bilir belki orda
melekler savaşıyordu.
Çanakkale Destanını Dünya
konuşuyordu.
Böyle bir cihan harbi
görülmemiş cihanda.
İmanın nuru vardı akan
her damla kanda.
Bu kadar şehit görüldü
mü yazılan her destanda.
Çanakkale Destanını
anlamazlar anlatsanda.
Kimi, sevdiklerine
mektup yazdı satır satır.
Yazılan her satır
okuyan yüreği ağlatır.
Bu öyle bir destan ki,
bize Uhud’u anlatır.
Çanakkale Destanı bize
Bedri hatırlatır.
Çanakkale’de bir gece
düşmandan yine pusu.
Askerim yokluk içinde,
ne ekmek var ne de su.
Ey melekler! Ordusu
bitirin şu kâbusu.
Çanakkale Destanı
memleketin namusu.
Edirne’den Kars’a bu
davete icabet var.
Gazilere şan şeref,
şehitlere cennet var.
Göğüslerde iman ile
oldular etten duvar.
Çanakkale Destanında
yiğitten çok ne var.
Yine bir sabah daha ve
yine o gemiler.
Geminin top sesiyle
askerim ninni dinler.
Yerdeki kan gölüne ay
yıldız indirdiler.
Çanakkale Destanıyla
bayrağımızı bildirdiler.
Bu öyle bir destan ki
gelinleri dul bıraktı.
Aynı ocak içinde ne
baba ne oğul bıraktı.
Hâlbuki tüm mesele bir
avuç topraktı.
Çanakkale Destanı,
sönmüş ruhumu yaktı.
Çanakkale Boğazıyla tüm
boğazlar yutkundu.
Bu vatana evlatları
ölümüne tutkundu.
Top sesleri konuşuyor
bütün diller suskundu.
Çanakkale Destanı
dünyaya tek nutkumdu.
Zübeyt BOZKURT
Selam ve Dua ile