Fertleri İslama Kazandırma Zübeyt BOZKURT Ankara Medya
Fertleri
İslam’a Kazandırma
Tebliğ,
adam kazanmaya yönelik ve hedefi insan olan bir davranıştır. Allah’ın, diğer mahlûkatın
emir ve hizmetine verdiği insanoğlunun hidayeti için çalışmak, davetçinin
vazifesidir ve bu uğurda yaptığı çalışmaklar vesilesiyle Allah’ın tek bir
kişiye hidayet nasip edivermesi, davetçi için çok büyük bir değer ifade eden
Hz. Peygamberimizin Hayber Gazvesi esnasında Hz. Ali’nin söylediği gibi, bir
Müslüman için onun vasıtayla tek bir kişiye Allah’ın hidayet vermesi, kıpkızıl
cins deve sürülerine sahip olmasından ve bir vesile ile ifade buyurdukları gibi
üzerine güneş doğan her şeyden kıymetli ve daha hayırlıdır.
Böylece
Hz. Peygamberin karşılaştığı her insanın imanına vesile olmak için her çareye
ve metoda başvurarak fevkalade gayret sarf etmesindeki hikmet, gayet güzel
anlaşılır.
İnsanları
küstürmek, damgalamak, dışlamak kolay bir hadisedir. Fakat adam kazanmak
zordur. Davaya kazanılması gereken insanları, gereksiz yere davadan soğutmak
vebali gerektirir.
Davetçi,
herkesten fazla tevazua muhtaçtır. İnsanlar arasına girip onları hakka, doğruya
ve İslam ahlakına davet ederken, İslam ahlakının temel unsurlarından olan
tevazudan kendini nasıl uzak bulundurabilir! Sonra Allah‘ın insanlara verdiği
tabiata göre insanlar, kendilerini hakir gören, onlara tepeden bakan,
söylenenler doğru olsa bile kibirlilerin sözleri değersiz sayılmakta,
gururlardan nefret edilmekte, sözlerine kulak asılmayıp, öğüt tavsiye ve irşatları
boşa gitmektedir.
İnsanlar
yaratılışlarında ki tabiatları gereği, kendisinden fazla bahseden, kendisini
çok öven, ben kelimesini çok kullanan insanları pek sevmezler. Onun için davetçinin
buna çok dikkat etmesi, kendisini çok bilir, iyi konuşur, kavrayışlı ve bunu
gibi vasıflarla üstün göstermek gibi ifadelerden ve davranışlardan kaçınması
şarttır.
Davetçi,
iyi bilmelidir ki sahibi olduğu ne varsa hepsi sadece kendisine Allah’ın
verdiği şeylerdir. İnsanlara hitap ederken, bu katı inançlarla konuşmalıdır. Bu
şuur ile onlara hitap etmelidir. Konuşmalarında, kendisini bir üstünlüğü ve
payı yoktur; Allah‘ın bahşettiği Lütuf ve keremiyle konuşmaktadır. Hitap ettiği
insanlar, kendisinde bu hali görünce söylediklerine karşı kulaklarını
tıkamazlar ve böylece söylenen sözlerin Allah’ı istediği nispetinde tesirinde
kalırlar, fayda görürler, yardımcı sadece Allah’tır.
O
halde tevazu Müslüman için, özellikle de davetçi için farz; kibir ve gurur da haramdır. Allah şöyle
buyuruyor:
Yeryüzünde
böbürlenerek yürüme. Şüphesiz ki sen yeri yaramazsın; boyca da asla dağları
erişemezsin. Isra Suresi 37
Peygamberimiz her vesileyle kendisinin bir
beşer, Bir kul olduğunu hatırlatırdı.
Selam ve Dua ile
Zübeyt
BOZKURT