Gençliği Kurtarmanın Çözüm Yolları Zübeyt Bozkurt Ankara Medya
Gençliği
Kurtarmanın Çözüm Yolları
Ülkemizin
kalkınması ve muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkması ancak başarılı bir
maarif politikası ile mümkündür. Şimdiye kadar takip edilen politika yanlış bir
temel üzerine oturtulmuştur. Yeni nesillere sadece teknik ve mesleki bilgi
verilmekle iktifa edilmiş ve fakat gençlerimizin milli ve manevi değerlerimizle
manen ve fikren gelişmesine, milli ahlakımızla ahlaklanmasına ehemmiyet
verilmemiştir.
Tarih
boyunca idealist olarak temayüz etmiş bir milletin evlatlarına sadece
Materyalist metotlarla ezberciliğe kaçan bir öğretim siyaseti tatbik edilmesi
kadar hatalı bir politika olamazdı. Nitekim kalpleri ve dimağları milli
idealden mahrum bırakan, boş bırakın hatalı gidişat kısa zamanda zararlı
meyvelerini vermeye başlaması bu boşluktan faydalanmasını bilen anarşist
Marksist cereyanlar ülke bütünlüğümüzü parçalamaya, devletimizi yıkmaya bile
teşebbüs edebilmişler ve işin en acı tarafı kendi ideolojilerini, bu aziz
milletin parasıyla kurulan eğitim müesseselerimizde evlatlarımıza aşılamasını
bilmişler.
Türkiye
Cumhuriyeti’nin Anayasasının onuncu maddesi devleti ferdin hem maddi ve hem de
manevi varlığını geliştirmesi vazifesini yüklenmiştir. Diğer maddelerinde ise
milli ahlakın korunması için hükümler getirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin
anayasasının bu emredici hükümlerine rağmen, bu hükümler bir tarafa itilerek,
kendi maddeci zihniyetlerinin esiri olarak milli eğitimimizi milli ruhtan ve
milli görüşten mahrum bırakan bu denenmiş görüşlerden artık vazgeçilmelidir.
Eğitim
müesseselerimiz, anarşist düşünce yapısından yetiştiren müesseseler olmaktan
tamamen kurtarılacak, Cemiyetimizde ana babalar rahat edecek, eğitimde şuur,
ailede huzuru sağlayacak, üzerinde bin bir ihtimamla titrediğimiz evlatlarımız
artık eğitim müesseselerimizde ebeveyne asi evlat olarak çıkmayacaktır.
Demokratik
rejim ancak ahlakçı ve maneviyatçı temeller üzerine kurulabilen bir rejimdir.
Zihniyetimiz ve eğitimimiz materyalist olacak, rejimimiz ise demokratik olacak
dersek daha başlangıçta demokratik rejimin yaşama imkanını, hayat hakkını
katletmiş oluruz. Çünkü materyalist zihniyetin devlet şekli ya kominizim ya da
sosyalizmdir. Bilindiği gibi demokrasinin temeli hür seçimlerdir. Seçimlerin
ahlak ve fazilet sahiplerini işbaşına getirebilmesi için bir cemiyette muhakkak
ahlak ve fazilet Nizam’ının çoğunluğa hâkim olması zaruridir.
Yedi
sınıf insan vardır ki, Allah onları hiçbir gölgenin olmadığı kıyamet gününde
kendi Arşının gölgesinde gölgelendirecektir.
1-
Adil devlet başkanı.
2-
Allah’a ibadet içinde yetişen gençler.
3-
Tekrar dönünceye kadar kalbi mescitlere
bağlı olan kimseler.
4-
Allah için birbirlerini seven, Allah
rızası için bir araya gelip, Allah rızası için ayrılan iki kişi.
5-
Güzel
ve makam sahibi bir kadın tarafından davet edildiği halde; ben Allah’tan
korkarım deyip iltifat etmeyen kimseler.
6-
Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli
bilmeyecek kadar gizli veren kimseler.
7-
Allah’ı tek başına zikr ederken
gözlerinden yaş boşanan kimseler.
Kanunlar
ve nizamlar ne kadar mükemmel olursa olsun, hak ve adalete ne kadar uygun
bulunursa bulunsun, onu tatbik edecek insanın içerisine hak ve adalet sevgisi
girmemişse insanlar, içten gelerek samimi olarak adalete inanmıyorlarsa
kanunların gereği gibi tatbik edilmesi mümkün olmayacak, netice tersine tecelli
edecek, adalet yerine adaletsizlik, sosyal adalet yerine istismar hâkim
olacaktır.
Bu
itibarla maarif siyasetinin yeni nesillerimize milli ahlakımızın ve manevi
hasletlerimizin bir hayat düsturu olarak intikal ettirilmesi, bu gaye ana
okullarından başlayarak yüksek tahsile varıncaya kadar maarifin her kademesinde
ders programlarının tanziminde ehemmiyetle göz önünde bulundurulacaktır.
Yeni
nesillerin inançlı, çalışkan, vatansever, milli ahlaka, aile disiplinine bağlı,
milli mefkuremize ve tarih şuurumuza sahip fedakâr, ilim teknik ve medeniyet
yarışında insanlara örnek olacak bir seviye erişme azim ve kararında olarak
yetiştirilmesi gayemizdir.
Halkın
ve gençliğin eğitiminde cemiyetimizin resmi ve gayrı resmi müesseselerini bu
gayeye uygun olarak organize etme kararındayız. Ailenin ve maarifin yapıcı
tesirlerini, sinema, radyo, televizyon gibi tesir gücü fazla neşir ve telkin
vasıtalarının veya basının, sırf ticari gayelerle bozmasına müncer olacak
ahenksizlikleri izale etmek düşüncesindeyiz.
Selam ve Dua ile
Zübeyt
BOZKURT