Zübeyt Bozkurt

İmtihan ve Bedel Ödemeye Hazırlıklı Olmak Zübeyt Bozkurt

İmtihan ve Bedel Ödemeye Hazırlıklı Olmak

Genç kardeşim! Karun imtihanın tabi tutulduğunun gün, yani servet ve mal sahipleri bütün ihtişamları ve debdebeleri ile karşına çıktığı gün, önünde iki yol olacak. Ya Karun’a ve servetine hayran olup, dünya hayatını arzulayanlar gibi “ Derken bir gün Kãrûn göz kamaştırıcı bir ihtişâm ve debdebe içinde halkının karşısına çıktı. Dünya hayatına düşkün olanlar: “Keşke Kãrûn’a verilen şu servetin bir benzeri de bizim olsaydı. Gerçekten o büyük bir pay sahibi!” dediler.[1] Diyenlerden olacaksın.

Ya da kendilerine ilim verilen şuurlu müminler gibi Karun hayranlarına dönüp “Ve kendilerine bilgi verilenlerse yazıklar olsun size dediler, inanan ve iyi işlerde bulunana Allah'ın sevabı, daha da hayırlıdır ve buna da ancak sabredenler nail olur.[2]  

Giyenler olacaksın. Sakın ola Karun’a hayran olup namaz kılan kölelerden olmayasın!

Gen kardeşim! Talut imtihanına tabi tutulduğun gün,  yani talut ordusunun sınandığı dünyalıklar nehri karşısına çıktığı gün, önünde iki yol olacak. Ya bir avuç içmen gereken dünyalık nehirden kana kana içip, dizlerinin bağı çözülünce “ bizim bugün, calut ile ordusuna karşı duracak gücümüz ve takatimiz yok.[3]

Diyenlerden olacaksın. Ya da sadece Allah’a dayananlar gibi “Tâlût ordusuyla birlikte hareket edince askerlerine hitâben şöyle dedi: “Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Ondan içen benden değildir. Ondan hiç tatmayan ise elbette bendendir. Ancak sadece eliyle bir avuç alanlara izin var.” Fakat pek azı dışında hepsi ondan içti. Tâlût ve beraberindeki mü’minler ırmağı geçince geride kalanlar: “Bu gün bizim Câlût ve ordusuyla savaşacak gücümüz kalmadı” dediler. Allah’ın huzuruna çıkacaklarını kesin olarak bilenler ise: “Az sayıdaki nice topluluk, çok sayıdaki nice kalabalığı Allah’ın izniyle yenmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir” dediler.” Diyenlerden olacaksın. Sakın ola dünyalıklardan kana kana, tıksıra tıksıra içip kalabalıklar karşısında dizlerinin bağı çözülenlerden olmayasın!

Genç kardeşim! Asabı Kehf imtihanına tabi tutulduğu gün, yani koltukların, makamların ve bürokrasinin çarklarıyla sınanacağın gün, önünde iki yol olacak. Ya kazanımlarını ve makamlarını kaybetmemek için sessiz kalıp dünyalıkların tadını çıkaranlardan olacaksın.  Ya da hükümdarların, güç ve iktidar sahiplerinin önünde ayağa kalkıp.

Kalplerine tam kuvvet ve metânet verdik de zâlim krala karşı kıyâm ettiklerinde şöyle dediler: “Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’tır. Biz O’ndan başkasını ilâh kabul edip tapmayız. Böyle bir şey yaparsak, yemin olsun ki gerçek dışı, pek saçma bir iddiada bulunmuş oluruz.”[4]

Diyerek haramlara, kul hakkına, mazlumun ahına bulaşarak bu makamlarda oturmaktansa,  mağarada yaşamayı tercih ederim diyerek hakkı haykıran yiğitlerden olacaksın. Sakın ola birinci yolu tercih etmeyesin!  

Genç kardeşim! Habibi Neccar imtihanına tabii tutulduğun gün,  yani önüne hakka destek olup hakkı söyleme fırsatı çıktığı gün,  önünde iki yol olacak. Ya sayılarının çokluğuna ve güçlerine rağmen hakkı desteklemeyip, susmayı tercih eden kalabalıklardan olursun. Ya da tek başına, Bir başına da olsan hakka destek vermek için şehrin öteki ucundan koşarak gelen ve

“Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun. Onlar, hidayete ermiş kimselerdir.”[5]

Diyen canı pahasına da olsa hakka destek veren yiğitlerden olacaksın. Sakın ola hakkı desteksiz bırakamayasın!  

Genç kardeşim! Züleyha imtihanına tabi tutulduğun gün,  yani nefis ve şehvet imtihanı ile karşılaştığın gün, önünde iki yol olacak. Ya nefsinin,  heva ve hevesinin peşinde bir günahtan bir günaha sürüklenenlerden olacaksın ya da Bunun üzerine Yûsuf dedi ki: “Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Sen onların tuzaklarını benden uzak tutmazsan, ben o zaman onların ayartmalarına kapılır, doğru eğri nedir bilemeyen şaşkın kimselerden olurum.”[6]

Diyerek nefsinin ve şehvetinin dürtüleri karşısında Allah’a sığınan Yusuf’lardan olacaksın.

[1] Kasas Suresi 79

[2] Kasas Suresi 80

[3] Bakara Suresi 249

[4] Kehf Suresi 14

 [5] Yasin Suresi 21

[6] Yusuf Suresi 33

DİĞER YAZARLAR

"İçinde iyi yanı bulunmayacak kadar kötü kitap yoktur."