İslam Nizamının Evrenselliği Zübeyt Bozkurt Ankara Medya
İslam
Nizam’ının Evrenselliği
İslam’a
olan inancımın, geleceğin bu dine ait olduğuna inanmam derecesine ulaşması
gerekir. İslam dininin Allah’tan gelmesi, onu hayatla ilgili işleri düzenlemek,
insan gruplarına komuta etmek ve ona öncülük etme hususunda daha layık ve daha
güçlü kılar. İslam, yaratılıştan var olan ihtiyaçları gidermeye ve insanın
maddi ve manevi ihtiyaçları arasındaki düzeni sağlamaya en uygun yegâne
sistemdir.
Yaratan
bilmez mi? O, latiftir bilgisi her şeyin içine nüfuz edendir, Habirdir her şeyi
haber alandır. Mülk süresi 14
İslam’ın Rabbaniliği, İslam’ı insanlar
tarafından uydurulan diğer sistemlerden kıymetli kılan özelliğidir. Bu özellik;
Her zaman, her yerde ve her bölgede İslam nizamına kalıcılık ve üstünlük
hususiyetleriyle eşsiz kılar.
İnsanı
boya bu vasıta şekillenir. Onunla birlikte açılabilme ve bu açılabilmenin
sorumluluğunu yüklenmeye güç yetirebilme boyasıyla. İslam Nizam’ını, bölgesel, ırkçı, milliyetçi,
cinsiyet ve soya ait bütün değerlendirmeleri aşacak hale getiren bir boya. Bu
dinin açıklığı, kapsamlılığı ve insancıllığı ilahi bir din olmasından
kaynaklanıyor.
İslam
Nizam’ının yumuşaklığı, bu yumuşaklık, İslam dinine, hayatın yenilenen çeşitli
ve türlü türlü problemlerinin hepsini hakkından gelme gücünü veren rengidir.
Hakkında ayet ve hadis nassı bulunmayan konularda hüküm çıkarmak için; kıyas
yoluyla maslahata yani kamu yararına, İstihsana ve diğer Şeri delillere önem
vermek suretiyle geniş bir şekilde içtihat etme imkânı veren rengidir.
İslam’ı
yeryüzündeki diğer sistemlerden ve sınırlı gayeler için düzenlenmiş olan
yapmacık nizamlardan ayıran rengidir. İslam nizamı, kâinatta olan ve olacak her
şeyi bilen, insanların durumlarını, onların muhtaç oldukları her şeyi, onlar için
faydalı ve zararlı olan şeyleri, onların mutlu ve mutsuz kılan her şeyi bilen
Allah‘ın nizamıdır. Bundan dolayı İslam, insan hayatını ilgilendiren kişisel ve
toplumsal ihtiyaçlarını, Kanun yapma ve yönetme, iş ve dış konularla alakalı diğer
bütün ihtiyaçlarını karşılayabilir.
Allah’ın
dinine sarılın! Allah’ın dininden daha güzel dini olan kimdir? Bakara süresi 138
İster
kapitalist, demokratik ve hür sistemler olsun, ister sosyalist ve komünist
sistemler olsun uydurulmuş, sınırlı, aciz noksan ve sakat olmalarından dolayı, beşerî
sistemlerin dünyanın her tarafında karşılaştıkları çarpıklık ve
başarısızlıkların sınırlarını da anlamam gerekir.
Bütün
beşerî sistemler ister sağcı olsun ister solcu insanlar için mutluluğu,
emniyeti ve sükûneti temin etme hususunda, başarısızlığa uğramışlardır. Hatta
bu sistemler, insan mutsuzluğuna ve helak olmasına sebep olmuşlardır. Çünkü bu sistemler, Aile ve toplumla ilgili
maddi ve manevi bağları yıkmış, ahlakın bozulmasına sebep olmuş, değerler ve
iyi ahlakları yok etmiş, Emniyet ve sükûnetin yerini gerginlik ve Ruhi bunalım
almıştır. Yardımlaşma, başkalarını düşünüp tercih etme, başkalarını sevme ve
onlara acımanın yerini bencillik ve egoizmi almıştır.
Kapitalist
ve sosyalist rejimler hayal ettikleri dünya cennetini, propagandasını yapmakta
oldukları mükemmel ve adalete dayalı toplumu kuramamışlardır. Çünkü sınıf
kavgaları, sosyal zülüm, partizanca yapılan sömürücülük, karaborsacılık,
fakirlik ve işsizlik gibi günümüzün sayılamayacak kadar çok olan diğer
problemleri, bu her iki sistemin gölgesinde meydana gelmişlerdir.
Demokratik,
askeri, cumhuriyet, kraliyetçi, başkanlık ve parlamenter rejimler, siyasi
hayatın her sahada maruz kaldığı bozulma ve sapmaların yegâne sorumlusudur.
Fitneler, esir kampları, ayaklanmalar, inkılaplar, tavsiye hareketleri, ansızın
yapılan baskınlar ve diğer kötülükleri ek olarak sömürgecilik, suçsuz
insanların hapsedilmesi, Rüşvet ve tahakküm gibi kötü ahlaklar bu sistemin
hepsinin temel karakteri haline gelmiştir.
Bu
sistemlerin hepsi, ezilen zayıf Müslüman halkların sorunlarını aşırı derecede
ihmal etme sorumluluğunu taşıyorlar. Mesela Keşmir, Habeşistan, Eritre, Filipin’ler
deki ve diğer memleketlerdeki diğer Müslümanların problemleri gibi. Bu
sistemler, dört asırdan beri bu problemleri pazarlık ve sömürgecilik konusu
yapmalarının yanında özellikle Filistin meselesini aşırı derecede istismar etme
sorumluluğunu da taşıyorlar. Ayrıca bu nizamlar, Müslümanların hangi çeşidi
olursa olsun sömürücülüğü yenmelerine ve İsrail’i Filistin’den kovmalarına imkân
sağlayacak maddi ve manevi açıdan ilerlemelerine engel olma ve ihmal etme sorumluluğunu
taşıyorlar.
Selam ve Dua ile
Zübeyt
BOZKURT