Kuran Ahlakının Topluma Maddi ve Manevi Faydaları- Zübeyt Bozkurt Ankara Medya
Kuran Ahlakının Topluma Maddi ve Manevi Faydaları
Kuran ahlakı, güzel ahlakın derin, maneviyatlı, huzur ve güven dolu ortamını meydana getirir. Devlete ve millete büyük zararlar veren anarşi belası kesinlikle son bulur. Çünkü insanlar Allah’tan korkar, itaatsizlikten, bozgunculuktan şiddetle kaçınırlar. Ayrıca manevi değerlere sahip kişiler devlete ve millete sahip çıkarlar ve bu değerler için her türlü fedakârlığı yapmaktan çekinmezler.
Bu ahlaktaki insanlar daima
ülkenin refahı ve huzuru için çalışırlar. Kuran ahlakının yaşandığı bir
toplumda insanlar, birbirlerine karşı son derece saygılı olur ve herkes
birbirinin rahatını ve güvenliğini kollar. Çünkü İslam ahlakında dayanışma,
birlik ve beraberlik çok önemlidir. Her insan kendinden önce diğer insanların
rahatını ve çıkarını düşünmelidir.
Kuran’da müminlerin bu ahlakı şöyle bildirilmektedir: Kendilerinden
önce o yurdu (Medine’yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise,
hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir
ihtiyaç (arzusu) duymazlar. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile
(kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin ‘cimri ve bencil
tutkularından’ korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.[1]
Allah korkusu ile hareket edilen böyle bir ortamda herkes toplumun
refahı için çalışır, israf yapılmaz, dayanışma, işbirliği ve karşılıklı
birbirinin menfaatini gözetme olur ve bu sayede de refah seviyesi yüksek,
zengin bir toplum oluşur. Böyle bir toplumda maddi yönden zenginliğin yanında, manevi
yönden de bir zenginlik yaşanır. İnsanların olaylar karşısında oluşturdukları
kargaşa hali, isyankâr tavırlar tamamen ortadan kalkar. Herkes tevekküllü
davranır ve her soruna akılcı çözümler getirilir, her olay sükûnetle
halledilir. Daima huzur ortamı içinde olan bir hayat sürdürülür. Neşe, samimiyet,
sevgi, candanlık, dostluk ve kardeşlik içinde yaşanır.
Kuran ahlakına uymanın aileye getirdiği faydalar; Kuran ahlakında
anne ve babaya karşı saygı vardır. Allah Kuran’da şöyle bildirmektedir: Biz
insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu,
zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması, iki yıl
içindedir. “Hem Bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız Banadır.”[2]
Kuran ahlakının yaşandığı
bir evde kavga, huzursuzluk, geçimsizlik olmaz. Anneye, babaya ve diğer aile
fertlerine karşı son derece saygılı bir tavır gösterilir. Her zaman müjdeli ve
sevinçli bir ortamda yaşanır.
Kuran ahlakına uymanın devlet sistemine getirdiği faydalar; Allah
Kuran’da itaat etmeyi makbul bir ahlak olarak göstermektedir. Kuran ahlakına sahip
bir insan da kesinlikle devletine karşı itaatli ve saygılı olur. Böyle
toplumlarda herkes devletin ve milletin refahı için çalışır, devlete karşı gelmez
aksine maddi manevi destek sağlar.
Allah’tan korkan insanların oluşturduğu toplumlarda adli olaylar
hemen hemen hiç kalmaz. Şu anki toplumlarda yaşanan olayların binde biri dahi
yaşanmaz. Devlet yönetimi çok rahatlar. Anarşi, terör, bozgunculuk, cinayet
gibi olaylarla uğraşmak zorunda kalmayacağı için devletin bütün gücü ülkenin içte
ve dışta kalkınması ve güçlenmesi için harcanır. Bunun sonucunda da çok güçlü
bir devlet oluşur.
Kuran ahlakına uymanın
sanata getirdiği faydalar; Kuran ahlakına uyan insanlar birbirlerine değer
verir ve birbirlerini her yönden güzel ve estetik bir ortamda yaşatmaya
çalışırlar. Cennete duyulan özlemden dolayı dünya şartları maksimum
kullanılarak en güzel, en temiz, göze, kulağa ve tüm duyulara en güzel şekilde
hitap eden ortamlar oluşturulur. Bu nedenle sanat ve estetik her yönden çok
gelişir. Dindar bir insanın vicdanı da temizdir ve bu sebeple aklının üzerinde
herhangi bir baskı olmaz, çok geniş düşünerek ortaya güzel ve benzersiz, taklitten
uzak eserler çıkarır. Ayrıca diğer dindar insanları da hoşnut etmek, onlara
güzellikler sunmak isteği ile iş yapan insanlar, samimi ve şevkli olurlar.
Kuran ahlakına uymanın eğitim sistemine getirdiği faydalar; her
şeyden önce Kuran ahlakını yaşamak çocuklara ve gençlere olgunluk, akıl, gerçek
neşe, rahatlık ve huzur getirir. Bazı toplumlarda gençler arasında yaygın
olarak görülebilen duyarsız, vurdumduymaz karakter Kuran’a uyan gençlerde
görülmez. Son derece yumuşak başlı, itaatli, geniş düşünen, fedakâr, üretici
bir nesil oluşur. Gençliğin dinamizmi, heyecanı, ataklığı hep hayırlı işlere
yönlendirilir. Önemli bir iş ve akıl gücü oluşur. Böyle bir ortamda öğrenciler
sadece sınıf geçmek veya cezadan kurtulmak için değil, zevkle ve isteyerek
devlete ve millete fayda getirmek için eğitimlerine son derece önem verirler.
Okullarda disiplin olayları tamamen ortadan kalkar. Çok huzurlu,
yapıcı ve verimli bir eğitim ortamı oluşur. Öğretmenler ve öğrenciler arasında
itaate, saygı ve hoşgörüye dayalı bir işbirliği oluşur. Ayrıca öğrenciler devlete,
polise karşı da son derece saygılı ve itaatli olurlar, günümüzde sık sık
karşılaşılan öğrenci olayları hiç yaşanmaz. Çünkü böyle bir şeyi gerektirecek
ortam oluşmaz.
Kuran ahlakını yaşayan insanların bulunduğu toplumlarda,
işyerlerinde de karşılıklı anlayış, işbirliği ve adalet ortamı olur. İş
sahipleri çalışanlarının sağlıkları ile ilgilenir, çalışılan ortamı sağlık
koşullarına en uygun hale getirir. Çok uzun süre aynı ortamda bulunacaklarını
düşünerek estetik ve göze hoş gelen mekânlar hazırlatır. Emeklerinin tam
karşılığını verir. Herhangi bir çalışanını kesinlikle mağdur durumda bırakmaz.
Her birinin ailesinin yaşam koşullarından haberdar olur. Son derece vicdanlı
davranarak, onların hamiliğini üstlenir. Güçlünün zayıfı ezdiği bir ortam asla
oluşmaz. Dedikodu, başarılı birini kıskanarak onun başarısını engellemeye
çalışma gibi gayri ahlaki tavırlara da rastlanmaz. Çalışanlarla işveren
arasında çıkara ve birbirini dolandırmaya değil, işbirliği ve güvene dayalı bir
ilişki olur. Çalışan kişi işyerinin her türlü menfaatini gözetir, “nasılsa
parasını patron veriyor” diyerek israf etmez, yapabileceğinin en iyisini yapar.
Ama bu güzel ahlakından dolayı da mağdur durumda kalmaz, patronu tarafından
kollanır.
Allah Kuran’ı tüm insanlara yol gösterici bir rehber olarak
indirmiştir işte bu nedenle Kuran son derece anlaşılır ve açıktır. Allah
Kuran’ın bu özelliğini “… Size Allah’tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi”
ayetiyle haber vermiştir.[3]
Kuran bir müminin ömrü boyunca başvuracağı yegâne rehberdir. Tüm
müminleri Kuran’ı okuma konusunda teşvik edilmelidir. Önemli olan Kuran
ayetlerinin okunarak tamamının hayata geçirilmesi ve büyük bir titizlikle
uygulanmasıdır.