MUHAMMEDİ METOD ... Zübeyt Bozkurt Anakara Medya
MUHAMMEDİ METOD !...
Allah Resulü
yetiştirdiği askerleri ve kurduğu ordusu itibariyle eşi ve benzeri olmayan bir
ordudur. Zira İslam ordusunun mihmandarı onun elinden başlamış ve onun elinde
gelişmişti. Yani O, diğer askeri erkan gibi hazır bulduğu bir orduya komuta
etmiş değildi. Allah Resul’ünün yetiştirdiği orduda şu üç önemli özellik
bilhassa dikkat çekmektedir.
1- Mükemmel bir eğitim.
2- Mazbut bir ahlak ve örnek bir İslam
terbiyesi.
3- Akıl üstü bir imanı kamil, itaat ve
teslimiyet şuuru.
Hz.
Peygamber “Kuvvet atmaktır” buyurmakla kıyamete kadar gelecek harp sanayiine
işarette bulunmuştur. Bu ifade ile ona ait mucizevi sözlerden biridir. Ancak
kendisi de bizzat o devirde bu sözün pratiğini göstermiş ve atıcılığa çok önem
vermiştir. Hz. Peygamber , askerlerini bizzat pratik olarak yetiştiriyordu.
Harp olmadığı devrelerde de sahabe, hep sportif faaliyetlere teşvik edilmiş ve
aralarında bazı müsabakalar düzenlemiştir.
Bu
müsabakalardan bazısına bizzat iştirak etmiştir.. Ayrıca yaşı tutmadığı halde
askere alınmak isteyen gençler arasında düzenlenen güreş müsabakaları o devirde
sportif faaliyetlere verilen ehemmiyete ışık tutan müşahhas delillerdendir.
İnsan oğlunun hayat yaşantısı Kuran ve Sünnet üzere olmadığı taktirde hem bu
dünyada hem de ukba da muvaffak olamaz. Bundan dolayıdır ki, “Allah kuranı
kerimde yaş ve kuru ne deseniz mevcuttur.” Sözü 1400 sene önce bize Hz.
Peygamber efendimiz aracılığıyla göndermiş olduğu o mucizevi kitapta bize hayat
tarzımızın nasıl şekillendireceğimizi elçisi aracılığıyla bildirmiştir. Bundan
dolayıdır ki, biz Müslümanlara düşen görev Hz. Peygamber ve sahabe ahlakını
örnek almalıyız. Çünkü sahabe demek, tepeden tırnağa itaat demektir. Zaten onlardaki
bu teslimiyet ve imandı ki, düşmanın bütün fendini, oyununu bozuyor, onları tersyüz
ediyordu. Önüne çıkan okyanus karşısında bile, atını mahmuzlayıp ilerleyecek
kadar gözü karanlığın manası işte onlardaki bu iman , bu teslimiyet ve bu
maneviyat yüksekliğindendi. Ammar b. Yasir, kulağı kopmuş durmadan kan
kaybediyordu etrafında endişe ile dolaşan henüz ölümünün gelmediğini
söylüyordu. Çünkü ona da Allah Resulü: “Seni bağı bir kavim öldürecek ve senin
dünyadan son nasibin bir bardak süt olacak” demişti. O buna katiyen inanmış ve
bu söze teslim olmuştu.
Dedik ya Hz.
Peygamber ve sahabe hayatından kendimize ders çıkartacağız ülkemizde ölen bunca
insanımızın dul yetim kimsesiz kalan vatandaşlarımızın tek ümidi ve çaresi
birlik ve berberlik diyalog devlet millet el ele verip hepimizin kardeş
olduğumuzu hiç kimsenin kimseden üstünlüğü olmadığı üstünlük sadece Allah’tan
hakiki manada itaat ve takva sahibi olmaktır.
Bizler birbirilerimizi
sevmeliyiz. Allah bizi en değerli varlık olarak yaratmıştır. Bundan dolayı hepimiz
Allah’ın yarattığı en değerli varlıklar olarak ülke olarak kenetlenmeliyiz dış
güçlere oryantalistlere fırsat vermemeliyiz.
Selam ve Dua
İle
Zübeyt
BOZKURT