Pişmanlık Yaşamak - Zubeyt BOZKURT - medyaankara.com/yazarlar
Pişmanlık Yaşamak
Eğer şükreder ve inanırsanız, Allah geçmiş günahlarınızdan dolayı sizi neden azaba uğratsın? Bilirsiniz ki Allah şükredenlere karşılığını her zaman veren ve her şeyi çok iyi bilendir.[1]
İnsan
bir takım kusurlara, eksiklere, acizliklere sahip olarak yaratılmış bir
varlıktır. Kendisine verilen ömür süresince unutur, yanılır ve sayısız hata
yapar. Ama aynı zamanda Allah tarafından verilmiş olan tevbe gibi büyük bir
nimetle, bu hataların telafisi dünyada her zaman için mümkündür. Zaten dünya,
insanın eğitilmesi, hatalarından arındırılması ve kendisine verilen nimetlerle
denenmesi için var edilmiştir. İnsan dünyada iken, yaptığı hatalardan ya da
yaşadığı hayattan kimi zaman büyük bir pişmanlık duyabilir ama bu pişmanlığı
telafi etme imkânı vardır. İnsan yaşadığı bu pişmanlığın ardından tevbe edip,
Allah’ın kendisini bağışlayacağını ve esirgeyeceğini umabilir.
Kuran’da
Allah, samimi olarak yapılan her tevbeyi bağışlayacağını müjdeler. Allah insanın
içinde sakladığı, düşündüğü, aklından geçirdiği her kelimeyi her kelimeyi, her
düşünceyi ve insanın kendi içinde samimi olup olmadığını bilir.
Nitekim “Rabbiniz, içinizde taşıdığınız niyet ve
düşüncelerinizi en iyi bilendir. Eğer siz bir kısım hatalardan sonra hâlini
düzeltenlerden olursanız, şüphesiz Allah, günahlarından içten tevbe edip
kendisine yönelenlere karşı çok bağışlayıcıdır.” Diyerek insana olan
yakınlığını haber verir. [2]
Ancak çok önemli bir gerçek daha vardır ki; öldükten sonra dünyada
yapılan hataların, işlenen günahların telafi edilmesi asla mümkün değildir.
O halde insanın kaybedeceği tek bir an dahi yoktur. Yaşadığı
dakikalar göz açıp kapayıncaya kadar geçmekte, insan ölüme her geçen saniye
daha da yaklaşmaktadır. Üstelik ölümün ne zaman, hangi gün ve saat kendisini
bulacağından da emin değildir. Bir gün mutlaka ölecek ve dünyada yapmış olduğu
davranışlar ile yaşadığı hayattan dolayı rabbinin huzurunda hesaba
çekilecektir.
Bu nedenle insan çok yakında öleceğini sürekli aklında tutmalı ve
ahirette pişman olmamak için yaşamını yeniden gözden geçirmelidir.
Şuan ölüm melekleri ile karşılaşmış olsa, acaba geçirdiği bunca
senenin hesabını verebilecek midir?
Bugüne kadar Allah’ı razı etmek için neler yapmıştır?
Onun hükümlerini uygulamadaki titizliği yeterli midir?
Bu sorunların belki de hiçbirine verebileceği olumlu bir cevabı
olmayabilir. Ama eğer, şu anda tevbe eder ve bundan sonraki hayatını Allah’ı
razı etmek için geçireceğine samimi olarak karar verirse, Allah’ın tevbesini
kabul edeceğini, onu bağışlayacağını umabilir.
İnsan, merhametlilerin en merhametlisi, kullarına karşı çok yumuşak
olan ve bağışlayan esirgeyen, tevbeleri kabul edip günahları iyilikleri çeviren
olan rabbine sığınmalıdır. Allah sabredenlerin ve kendisine yönelip dönenlerin
karşılığını mutlaka verecektir. İman eden kullarının günahlarını bağışlayarak
iyiliğe çevirecek ve yaptıkları hayırlı işleri en güzeliyle
mükâfatlandıracaktır. Nitekim bir ayette Allah’ın kullarına verdiği bu büyük
müjde şöyle bildirilmektedir:
Çünkü sizin
elinizde bulunan nimetler tükenir, fakat Allah’ın yanında olanlar ebedî
kalıcıdır. Şurası bir gerçek ki, sabredenleri, yaptıkları en güzel işleri esas
alarak mükâfatlandıracağız.
Erkek veya kadın, kim mü’min olarak iyi iş işlerse,
elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta
olduklarının en güzeli ile vereceğiz.[3]
Unutmayın ki her insan bir anda ölümle karşılaşabilir ve her ne
kadar pişman olsa da bir daha geri dönüp yaptıklarını düzeltme imkânı
bulamayabilir. Bu nedenle eğer rabbi tarafından esirgemek, O’nu sevdiği bir kul
olmak ve ölümden sonra O’nun Salih kulları için hazırladığı cennete kavuşmak
istiyorsa, bir an önce Rabbinden bağışlanma dilemeli ve hayatını O’nun
emrettiği şekilde kurana uyarak yaşamalıdır.
Selam ve Dua ile
Zübeyt BOZKURT